Stephenie Meyer’dan Alacakaranlık Serisi
Bu yaz tatilindeki planlardan biri de Stephenie Meyer’ın Alacakaranlık (The Twilight) serisinin dört kitabı olan Alacakaranlık (Twilight), Yeni Ay (New Moon), Tutulma (Eclipse) ve Şafak Vakti (Breaking Dawn) kitaplarını okumaktı. Kitaplar bitince fikirlerimi yazayım dedim. Aslında detayları kendim için yazdım. Aksi taktirde bir süre sonra unutuyorum
Yazım dili sıradan ama genel olarak iyi sayılır. En azından çeviri sonrası genel olarak önemli sıkıntılar yoktu. Hikaye bazen gereksiz tekrarlar nedeniyle sıkıcı olsa da genel olarak akıcı. Ancak diyaloglar ya düzgün şekilde çevrilmemiş ya da Meyer düzgün yazamamış. Bazen ikili diyaloglarda kim neyi söyledi karışıyor. Seri Amerika’da çok satan (best-seller) olduğu için aslında edebi olarak sanırım çok fazla şey beklemek doğru değil. Yazarın göze çarpan bir uslübu olduğunu söylemek en azından benim için zor. Tür olarak fantastik-aşk-gerilim olarak sınıflanabilir.
Yazının bundan sonrası önemli miktarda detay içermektedir. O yüzden dikkat “spoiler!” diyip başlıyorum.
Hikaye esas kız olan Isabelle Swan (Bella) adlı genç bir kızın ayrı olarak yaşayan annesinin (Renee) yanından (büyük bir şehirden-Phonenix) babasının (Charlie) yanına (küçük bir kasabaya-Forks) taşınması ile başlıyor. Lise öğrencisi olan Bella ortalama bir kız. En önemli özelliği sanırım sakarlığı. Taşındığı zaman okuyacağı liseye uyum sorunları yaşayacağını düşünüyor. Ancak genel olarak iyi karşılanıp adaptasyonda önemli bir sıkıntı çekmiyor. Derken okulda esas oğlan olan Edward Cullen -ki kendisi vampirdir- ile karşılaşıp ona ilgi duymaya başlıyor. Bu arada belirtmek gerekir ki kitaptaki vampirlerin hepsi çok güzel ve yakışıklı, yaşlanmıyorlar, genel olarak öne çıkan bir yetenekleri var, oldukça hızlı hareket edibiliyorlar ve insanlara göre çok güçlüler. Mesela Edward kişilerin düşüncülerini duyabiliyor. Ancak ilginç bir şekilde sadece Bella’nın düşüncelerini duyamıyor. Aslında Edward Bella’dan uzak durmaya çalışsa da ondan hoşlanıyor. Edward bir gün Bella’yı nerdeyse üzerinden geçecek bir araçtan kurtarıyor. Tabii Edward bunu çok hızlı yaptığı ve zarar görmediği için Bella ondan şüphelenip biraz araştırma yapıyor. Daha sonra Swan’ların aile dostları diyebileceğimiz Black’lerin oğlu Jacob’dan duyduğu vampir hikayeleri ile bunları birleştirince Edward’ın vampir olduğunu anlıyor. Bu arada Black ailesinin kurtadam türevi kökenleri olduğu biliniyor. Bir de Cullen’ların 7 kişilik bir aile olduğunu (Carlisle -ailenin babası, doktor-, Esme -ailenin annesi-, Alice (geleceği görebilme yeteneğine sahip), Jasper, Rosalie, Emmett, Edward) ve daha medeni bir yaşam sürdüklerini söylemek lazım. İnsan kanı yerine hayvan kanı ile besleniyorlar. Gel zaman git zaman Bella ve Edward birbirlerine aşık oluyorlar.
Bella, Cullen’lar ile tanışıyor. Aile genel olarak onu benimsiyor. Bella, Forks civarındaki ormanda Cullen’lar ile takılırken ordan geçen üç vampirden (ki bunlar insan kanı ile beslenen bir cins, James-Victoria-Laurant) James, Bella’ya kafayı takıyor. Sonunda onu tuzağa düşürüp ısırıyor. Isırma sonrası zehir vücuda yayılırsa Bella’da vampir olacak. Ama Edward zamanında yetişip zehri emip Bella’yı kurtarıyor. Edward ve ailesi daha sonra James’i öldürüyor. Bundan sonra Bella insan olarak yaşamanın tehlikeli olduğunu düşünüp ayrıca vampirler gibi yaşlanmamayı istediğinden Edward tarafından vampire dönüştürülmek istiyor. Edward bu önceleri reddediyor.
Daha sonra Cullen’lar Bella için doğum günü (sanırım 18. doğum günü) düzenliyorlar bu sırada Bella yanlışlıkla elini kestiğinde Jasper kan nedeniyle Bella’ya saldırmaya çalışıyor. Bunun üzerine Edward Bella’nın daha fazla zarar görmemesi için onu terk ediyor. Hatta aile Forks’tan ayrılıyor. Bella bu süreci oldukça zor geçiriyor ve Jacob Black ile zaman geçirerek düzelmeye çalışıyor. Bella adrenalin salgılayacak şeyler yaptığında Edward’ın sesini duyduğunu farkediyor. Motorsiklete binme, kayalıklardan denize atlama gibi atraksiyonlarla Edward’ın sesini duymaya çalışıyor. Bu arada James-Victoria-Laurant üçlüsünden karı koca olan James ve Victoria’nın Victoria’sı eşinin intikamını almak için Laurant ile birlikte Bella’yı öldürmeyi planlıyor. Bu sırada Bella Jacob’ın kurtadama dönüşebildiğini öğreniyor. Jacob tek kurtadam değil ve onunda bir grubu var diyebiliriz. Bu kurtadam grubu Laurent’i öldürmeyi başarıyor ama Victoria kurtulmaya başarıyor.
Bazı yanlış anlaşılmalar sonucu Edward Bella’nın öldüğünü sanıp artık yaşamak istemiyor. Ancak bir vampirin kendini öldürmesi mümkün değil. Bunun için vampirlerin soyluları olarak niteleyebileceğimiz Volturi’lere gidiyor (bu tayfa İtalya’da yaşıyor). Volturi’ler çok fazla dikkat çeken vampirleri kulağını çekiyor diyebiliriz. Örneğin bir vampir kendini açık ederse onu öldürüyor. Volturi’ler vampirlerin efsane şeklinde kalmasını hedefliyor böylece vampir türünün sıkıntısız şekilde hayatlarını devam ettirebileceğini düşünüyorlar. Alice ve Bella yanlış anlaşılmayı düzeltmek ve Edward’ı fikrinden vazgeçirmek için İtalya’ya gidiyorlar. Edward tam kendini açık edip Volturi’lerin onu öldürmesini sağlayacakken yetişiyorlar. Tabii Volturi’ler bir insanın -Bella- vampirlerin varlığını bilip yaşamasına sıcak bakmıyorlar. İki seçenek var ya Bella ölecek ya da vampire dönüştürülecek. Bizim üçlü yakın bir gelecekte Bella’yı da vampir yapacaklarını söyleyip bir şekilde paçayı kurtarıyorlar Volturi’lerden. Ekip Amerika’ya dönünce Edward ve Bella barışıyor. Bella gerek Edward’ı çok sevdiğinden ve onunla aynı yaklaşık olarak yaşta kalıp sonsuza kadar yaşamak istediğinden gerek Volturi’lerden ve Victoria’dan korktuğundan bir an önce Edward tarafından vampire dönüştürülmek istiyor. Edward da ancak onunla evlenirse bunu yapabileceğini söylüyor.
Sonrasında Amerika’da bir şehirde insanlar kaybolmaya ve kötü şekilde öldürülmüş şekilde bulunmaya başlıyor. Bir süre sonra aslında bunların Victoria tarafından vampire dönüştürülen “yeni doğan” vampirler olduğunu fark ediyor Cullen’lar. Yeni doğanlar ilk zamanlarında kana suskun olup aynı zamanda da fiziksel olarak en güçlü dönemlerini yaşıyorlar. Victoria’nın burdaki amacı eşinin intikamını almak yani Bella’yı öldürmek. Sonunda Victoria yeni doğanlardan kurduğu ordusu ile saldırıya geçiyor. Bu arada Bella’yı Edward dışında seven başka biri daha var o da kurtadam Jacob. Kurtadamlar ve vampirler Bella’yı kurtarmak için işbirliği yapıyorlar. Aslında Bella’nın da kafası karışık hem Jacob’ı hem de Edward’ı seviyor. Ancak Edward çok ayrı bir yerde onun için. Bella, Edward ile evlenmeye karar veriyor. Bunun karşılığında da Edward tarafından vampire dönüştürülmek gibi bir ödülü var. Bunu duyan Jacob küplere biniyor ve Forks’tan uzaklaşıyor. Bu arada vampirler ile kurtadamların arasının iyi olmadığı söylemeye gerek yok sanırım. Forks bölgesinde bu iki tür bir anlaşma yapmış durumda. Buna göre vampirler belli bir bölgeyi geçemezler, kesinlikle insan avlayamaz ve bir insanı vampire dönüştüremezler. Eğer Edward Bella’yı vampire dönüştürürse bu anlaşma da bozulmuş olacak.
Sonrasında, Edward ile Bella evlenip balayına çıkıyorlar. Bella halen insanken birlikte oluyorlar ve Bella hamile kalıyor. Ancak bir insanla bir vampirin sonucu olan bu hamilelik normal gitmiyor. Oldukça hızlı gelişen ve zorlu hamilelik sonucunda Renesmee (Renee ve Esme isimlerinden türütme) isimli bir yarı insan yarı vampir ortaya çıkıyor. Tabii bu kız çocuğu yarı vampir olduğu için kanla beslenmesi gerekiyor anne karnındaykende. Ve ani gelişen doğum sırasında Bella ölmek üzereyken Edward Bella’yı ısırarak onu vampire dönüştürüyor. Kurtadamlar daha Bella hamile iken çocuğun riskli olabileceğini düşündükleri için Bella’yı öldürmeyi planlıyorlar. Ama Jacob Bella’yı sevdiği için buna karşı çıkıyor ve ona katılan diğer iki kurtadam ile birlikte vampirlere bu süreçte yardım ediyor. Bu arada Renesmee’nin oldukça hızlı gelişmeye devam ettiği söylemek lazım. Ayrıca düşündüklerini dokunarak karşısındakinin zihninde göstermek gibi bir yeteneği var. Bir nevi babasının yeteneğinin tersi.
Bella vampir moduna yavaş yavaş alışıyor. Bir gün Bella, Jacob ve Renesme ormanda takılırken, İrina adlı bir vampir -ki kendisi Laurant adlı kurtadamlar tarafından öldürülen vampir ile samimi olmuştur- bunları görüyor. Çocuk vampirler Volturi’ler tarafından vampirleri açık edebileceği gerekçesi ile yasaklanmıştır. İrina bu durumu Volturi’lere bildiriyor. Volturi’lerde Cullen’ları cezalandırmak için toplu şekilde Amerika’ya geliyorlar. İleriyi görme yeteğine sahip Alice Cullen bunu görüp önlem almak için hareket geçiyor. Cullen’lar Renesmee’nin gelişimine şahitlik yapması için dünyanın dört bir yanından vampirleri evlerine davet ediyorlar. Gelenlerin çocuğun büyümesini gözlemliyorlar. Cullen’lar vampirlerin asla büyümediğini ancak Renesmee’nin büyüdüğünü dolayısıyla onun çocuk bir vampir olmadığı savını savunarak Volturi’leri ikna etmeye çalışmayı planlıyorlar. Bu arada Volturi’lerin çok özel yeteneklere sahip onlarca vampir elemanı var. Bu yüzden aslında kimsenin onlara karşı çıkması mümkün değil. Aslında Volturi’ler Cullen’ları yok etmeyi kafaya koyarak Amerika’ya gelmişler. Ancak güya adaletli olup gereçli bir bahane bulmaya çalışıyorlar.
Volturi’ler ile Cullen’ların ekip sonunda karşılaşıyor. Volturi’ler Cullen’ların hikayesinin doğru olduğunu özel yetenekleri sayesinde anlayıp burdan onlara saldıracak birşey bulamıyor. Kendilerine yanlış bilgi verdiği için İrina’yı öldürüyorlar. Sonra Renesmee’nin çocuk vampir olmasa bile bir benzeri olmadığı için gelecekte sorun yaratabileceğini öne sürüp saldırma moduna geçmeye hazırlanırken, Alice onun bir benzerini bulup getiriyor ve böylece Renesmee’nin bir tehdit olmadığını kanıtlıyor. Aslında Volturi’ler bunu bile dikkate almadan saldırıp Cullen’lar ve onlarla birlikte olan vampir ve kurtadamları yok edebileceklerini düşünseler bunu yapacaklar ama Bella’nın başka vampirlerinin yeteneklerini engelleme yeneteğinin geliştirimesi sayesinde bunun pek mümkün olmadığına kanaat getirip güya ikna olmuş gibi yapıp geri dönüyorlar. Hikaye böylece mutlu son ile bitiyor.
Yaklaşık 2 yıllık bir zaman dilimini anlatan 1500 sayfalık serinin kabaca özeti böyle. Özetle okumazsanız çok şey kaybetmezsiniz, okursanız orta şiddete sürükleyici bir seri okumuş olursunuz.